<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Spam mı? Eylem mi? yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://hakanderyal.com.tr/blog/2009/09/19/spam-mi-eylem-mi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://hakanderyal.com.tr/blog/2009/09/19/spam-mi-eylem-mi/</link>
	<description>Kendime notlar.</description>
	<lastBuildDate>Mon, 29 Mar 2010 11:04:37 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
	<item>
		<title>Yazar: Barış Mert Gezer</title>
		<link>http://hakanderyal.com.tr/blog/2009/09/19/spam-mi-eylem-mi/comment-page-1/#comment-24</link>
		<dc:creator>Barış Mert Gezer</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Sep 2009 21:23:38 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://hakanderyal.com.tr/blog/?p=70#comment-24</guid>
		<description>Bu konu ff&#039;de çok uzun tartışıldı, herkes soyleyecegini soyledi. Burada tekrar tartismanın anlamı yok Ozgur Bey&#039;in de dediği gibi. 
Bence bu tartışma bu hareketi organize eden insanların kaba davranışlarına karsı yapılan bir eylemdi! Bunu yapanlar kendi dedikleri gibi &quot;spam yapacak insanlar olmadıgı&quot; gibi tepki verenler de sansuresansur hareketini engelleyecek insanlar degildi. Bir sekilde rahatsız olan bir kaç kisiye verilen tepkiler yeni bir eylem doğurdu. Bu eylem de başarılı oldu ki sansuresansur ekibi kişisel münakaşaları bırakıp hareketin temsili kullanicisiyla daha dikkatli cevaplar vermeye basladilar.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bu konu ff&#8217;de çok uzun tartışıldı, herkes soyleyecegini soyledi. Burada tekrar tartismanın anlamı yok Ozgur Bey&#8217;in de dediği gibi.<br />
Bence bu tartışma bu hareketi organize eden insanların kaba davranışlarına karsı yapılan bir eylemdi! Bunu yapanlar kendi dedikleri gibi &#8220;spam yapacak insanlar olmadıgı&#8221; gibi tepki verenler de sansuresansur hareketini engelleyecek insanlar degildi. Bir sekilde rahatsız olan bir kaç kisiye verilen tepkiler yeni bir eylem doğurdu. Bu eylem de başarılı oldu ki sansuresansur ekibi kişisel münakaşaları bırakıp hareketin temsili kullanicisiyla daha dikkatli cevaplar vermeye basladilar.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Özgür Uçkan</title>
		<link>http://hakanderyal.com.tr/blog/2009/09/19/spam-mi-eylem-mi/comment-page-1/#comment-9</link>
		<dc:creator>Özgür Uçkan</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 2009 00:08:29 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://hakanderyal.com.tr/blog/?p=70#comment-9</guid>
		<description>Barış Bey, duygularımı işin içine karıştırmıyorum. İnternet kültürü hakkında oldukça uzun bir süredir çalışıyorum. Spam&#039;in ne olup ne olmadığını da iyi bildiğimi sanıyorum. Ve evet hala bu bir spam değildir diyorum. Sadece &quot;spam gibi görünüyor&quot;. Bunu spam olarak görmek ise başka bir şey. Böyle görüp üstüne bir de bunu raporlamak bambaşka bir şey. Nitekim Friendfeed yönetimi de sağduyulu davranmış ve beklendiği gibi bu bildirim hakkında hiç bir işlem yapmamış; demek ki &quot;spam&quot; olduğunu düşünmemiş. 

Bilmiyorum linkimi verdiğim yazımı okudunuz mu? Ben orada görüşümü açıklıkla ifade ettim. Bu eylemin spam olduğunu iddia edenler hakkında ne düşündüğümü de belirttim. Benim açımdan meselenin özü açık. Böyle, hepimizi ilgilendiren bir alanda ortamın özüne yapılan saldırı karşısındaki protestolara bu tarzda tepki vermeyi etik bulmuyorum. 

Durum ortadayken, öncelikler belliyken, konuyla ilgili söyleyebileceğim hemen herşeyi söylemişken, hala &quot;teknik açıdan spam olduğunu kabul edelim&quot; tarzındaki ısrarınızı anlayamıyorum. 

Konu benim açımdan kapanmıştır. Yorumlarımı yayınladığınız için teşekkür ederim.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Barış Bey, duygularımı işin içine karıştırmıyorum. İnternet kültürü hakkında oldukça uzun bir süredir çalışıyorum. Spam&#8217;in ne olup ne olmadığını da iyi bildiğimi sanıyorum. Ve evet hala bu bir spam değildir diyorum. Sadece &#8220;spam gibi görünüyor&#8221;. Bunu spam olarak görmek ise başka bir şey. Böyle görüp üstüne bir de bunu raporlamak bambaşka bir şey. Nitekim Friendfeed yönetimi de sağduyulu davranmış ve beklendiği gibi bu bildirim hakkında hiç bir işlem yapmamış; demek ki &#8220;spam&#8221; olduğunu düşünmemiş. </p>
<p>Bilmiyorum linkimi verdiğim yazımı okudunuz mu? Ben orada görüşümü açıklıkla ifade ettim. Bu eylemin spam olduğunu iddia edenler hakkında ne düşündüğümü de belirttim. Benim açımdan meselenin özü açık. Böyle, hepimizi ilgilendiren bir alanda ortamın özüne yapılan saldırı karşısındaki protestolara bu tarzda tepki vermeyi etik bulmuyorum. </p>
<p>Durum ortadayken, öncelikler belliyken, konuyla ilgili söyleyebileceğim hemen herşeyi söylemişken, hala &#8220;teknik açıdan spam olduğunu kabul edelim&#8221; tarzındaki ısrarınızı anlayamıyorum. </p>
<p>Konu benim açımdan kapanmıştır. Yorumlarımı yayınladığınız için teşekkür ederim.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Barış Mert Gezer</title>
		<link>http://hakanderyal.com.tr/blog/2009/09/19/spam-mi-eylem-mi/comment-page-1/#comment-7</link>
		<dc:creator>Barış Mert Gezer</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 2009 00:34:37 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://hakanderyal.com.tr/blog/?p=70#comment-7</guid>
		<description>Özgür Bey, &quot;Spam değil eylem&quot; gibi bir görüşü benimsememi beklemeniz biraz haksızlık oluyor.  İşin icinde bir eylem olduğunu ve bu eylemi gerçekleştirmek için &quot;spam&quot; yönteminin kullanıldığını söyleyebiliriz. Bu konuda mutabık olan kisiler yapılanın doğru olup olmadıgını tartisabilir. Yoksa zaten spam&#039;di - değildi seklinde devam edecektir. 
En azından bunun teknik açıdan bakıldığında spam olduğunu kabul edelim. Duygularımızı isin icine katmadan...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Özgür Bey, &#8220;Spam değil eylem&#8221; gibi bir görüşü benimsememi beklemeniz biraz haksızlık oluyor.  İşin icinde bir eylem olduğunu ve bu eylemi gerçekleştirmek için &#8220;spam&#8221; yönteminin kullanıldığını söyleyebiliriz. Bu konuda mutabık olan kisiler yapılanın doğru olup olmadıgını tartisabilir. Yoksa zaten spam&#8217;di &#8211; değildi seklinde devam edecektir.<br />
En azından bunun teknik açıdan bakıldığında spam olduğunu kabul edelim. Duygularımızı isin icine katmadan&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Özgür Uçkan</title>
		<link>http://hakanderyal.com.tr/blog/2009/09/19/spam-mi-eylem-mi/comment-page-1/#comment-6</link>
		<dc:creator>Özgür Uçkan</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 2009 00:32:43 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://hakanderyal.com.tr/blog/?p=70#comment-6</guid>
		<description>Son yorumunuza şurada cevap verdiğimi düşünüyorum: &quot;Myspace, Lastfm, sansür, kültür ve &quot;bir avuç insan&quot;...&quot; http://sansuresansur.blogspot.com/2009/09/myspace-lastfm-sansur-kultur-ve-bir.html</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Son yorumunuza şurada cevap verdiğimi düşünüyorum: &#8220;Myspace, Lastfm, sansür, kültür ve &#8220;bir avuç insan&#8221;&#8230;&#8221; <a href="http://sansuresansur.blogspot.com/2009/09/myspace-lastfm-sansur-kultur-ve-bir.html" rel="nofollow">http://sansuresansur.blogspot.com/2009/09/myspace-lastfm-sansur-kultur-ve-bir.html</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: sewimsizbilgin</title>
		<link>http://hakanderyal.com.tr/blog/2009/09/19/spam-mi-eylem-mi/comment-page-1/#comment-5</link>
		<dc:creator>sewimsizbilgin</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 2009 00:00:15 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://hakanderyal.com.tr/blog/?p=70#comment-5</guid>
		<description>doğrusu sansüre sansür  hareketini ilk duyduğumda şunu düşünmüştüm, sansüre karşı bi araya gelmiş grup bir gün muhakkak sansür yapacaktır. bu düşünceye varabilmek için çokda ileri düşünceli, uzakları gören biri olmanıza gerek yoktur. basitçe düşünülen bi toplum içinde, basit gruplar meydana gelecektir ve karşılarına dikildikleri kişilere aynı yöntemlerle meydan okuyacaklardır.
sansüre sansür hareketinin gereksiz bi oluşum olduğunu düşünmüyorum ama yapılan işler, bangır bangır bağırmalar bence sansür olayının farklı bir versiyonudur. sansüre sansür adından anlaşılacağı gibi popülerleşmeye açık bir isim olsada, başarısız ve aynı sansür işlemlerini kendileri haklıymış gibi göstererek yapmaya çalışmak çok büyük bir komedidir. hala göremediklerine yanmak bi yana, ciddi sayıda taraf topluyor olduklarını görmek de biraz ürkütücü. işte burda şu soruyu sormka lazım: sansür e karşımısınız, sansür e yanlımısınız?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>doğrusu sansüre sansür  hareketini ilk duyduğumda şunu düşünmüştüm, sansüre karşı bi araya gelmiş grup bir gün muhakkak sansür yapacaktır. bu düşünceye varabilmek için çokda ileri düşünceli, uzakları gören biri olmanıza gerek yoktur. basitçe düşünülen bi toplum içinde, basit gruplar meydana gelecektir ve karşılarına dikildikleri kişilere aynı yöntemlerle meydan okuyacaklardır.<br />
sansüre sansür hareketinin gereksiz bi oluşum olduğunu düşünmüyorum ama yapılan işler, bangır bangır bağırmalar bence sansür olayının farklı bir versiyonudur. sansüre sansür adından anlaşılacağı gibi popülerleşmeye açık bir isim olsada, başarısız ve aynı sansür işlemlerini kendileri haklıymış gibi göstererek yapmaya çalışmak çok büyük bir komedidir. hala göremediklerine yanmak bi yana, ciddi sayıda taraf topluyor olduklarını görmek de biraz ürkütücü. işte burda şu soruyu sormka lazım: sansür e karşımısınız, sansür e yanlımısınız?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Özgür Uçkan</title>
		<link>http://hakanderyal.com.tr/blog/2009/09/19/spam-mi-eylem-mi/comment-page-1/#comment-4</link>
		<dc:creator>Özgür Uçkan</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Sep 2009 14:17:55 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://hakanderyal.com.tr/blog/?p=70#comment-4</guid>
		<description>Söz konusu olan platformun temel niteliği &quot;sosyal&quot; olduğu için, iletişim temelinde bir topluluk oluşturduğunu kabul etmemiz gerekir. Bir çok farklı topluluk davranışını bir arada görmemiz de doğaldır. Ama buradaki geniş topluluğun içinde farklı bir çok topluluğun oluşması, hatta çatışmalar, kamplaşmalar çıkması da doğaldır. Tıpkı fiziksel toplulukların içinde olduğu gibi. Çünkü fizik dünyadaki dinamikler burada da iş başındadır. Farklı görüşler, farklı duruşlar ve farklı hedefler vardır. Bunlarla birlikte hiç çatışmasız bir topluluk kurmak hem burada hem de fiziksel dünyada bir ütopyadır ve bence faşizan bir ütopyadır. Farklılıkları sindirerek, onlarla beslenerek yaşayan topluluklar uzun ömürlü olur; farklılıkları şiddeti körükleyerek hakim grubun lehine törpülemeye çalışan topluluklar totaliter olur; farklılıkların sürekli çatışma yarattığı ve hiçbirinin bir diğerine galip gelmediği topluluklar kaosa sürüklenip dağılır. Önemli olan farklılıkları kabullenmek ve bunlara saygı göstermek, onu hukuka dönüştürmektir. Bu tür topluluklar değer yaratır. Ama her şeyden önce ortak paydalar üzerinde uzlaşmak gerekir. Ancak ortak değerlere sahip olan topluluklar sürdürülebilir. Bu uzlaşma varsa, geri kalan konularda çatışma, sürtüşme görüş ayrılıkları sindirilir ve grubun özüne zarar vermez. Ortak payda topluluğun özüne dair bir değerler bileşeni olmalıdır. İdeoloji, cinsiyet, parti tutmak, takım tutmak, bu tür &quot;değerler&quot; ikincildir. Topluluğu bir arada tutan kültür topluluk kültürüdür. Birlikte yaşama hakkı, iletişimde bulunma hakkı, düşünce ve ifade özgürlüğüne saygı duyma ilkesi... Sözünü ettiğim ortak değerler bunlardır. Vatan millet sakarya bizi fiziksel dünyada bile bir arada tutmuyor, burada mı tutacak? Ülkemin birliğini sağlayan değerler, çocuklarımıza bırakmak isteyebileceğimiz, hak, hukuk, özgürlük, refah, bilgi, ve geleceğeimizi yönetmemizi sağlayacak yenilikçilik, dinamizm ve enerjidir.. Yani aynı tarzda ortak değerler fiziksel dünyada da ortak paydayı oluşturmalıdır.
19 Eylül 2009 Cumartesi günü, Myspace ve Lastfm sitelerine erişimin engellenmesinin ardından Friendfeed&#039;deki Türkçe konuşan toplulukta ortaya çıkan kriz, tam da bu ortak paydanın kriziydi. Yapılan eylem, bu topluluğun özünü oluşturan düşünce, ifade ve iletişim özgürlüğüne yapılan bir saldırının sitematik hale gelmesine yönelik bir farkındalık oluşturma eylemiydi. Bu eyleme herkesin katılması gerekmez. Onaylamayanlar da olacaktır, rahatsız olanlar da. &quot;Tamam, ama şöyle yapmayın, böyle yapın&quot; diyenler de. Katılıp eylemi büyütenler de. Bunların hiçbiri ortak paydayı zedelemez. Ortak değerlere ters düşmez. Ama topluluğun özünü savunmaya yönelik böyle bir eylemi, bu topluluğun bazı üyeleri hiç de etik olmayan bir tavırla cezalandırmaya kalkarlarsa, karşı çıkılan, tepki konulan saldırının bir parçası haline geliyorlar demektir. Birileri kalkıp bunu spam diye rapor edip eylemi başlatan bazı üyelerin (niçin hepsi değil? Ben de bu eylemin içindeydim, kimse beni şikayet etmedi.) üyelik haklarının elinden alınmasınıı, dışlanmalarını &quot;otoriteden&quot; (ki burada bu FF yönetimi oluyor) talep ediyor, üstelik diğer üyeleri de bu talepte bulunmaya çağırıyorsa, bu topluluk hakkına saldırıdır. İşi bu saldırganlık boyutuna taşımasalar da, söz konusu eylemin açık ve net içeriği ortada olmasına rağmen, bu &quot;spam&quot; yorumuna katılan ve bir şekilde bunu yayan üyeler de, diğerleri kadar olmasa da topluluk hakkına zarar vermektedir. Çünkü spamle yaşayabiliriz, ama sansür, iletişim hak ve özgürlüğünün ilgasıyla yaşayamayız. Tehdit aynı tehdit, sorun aynı sorun değildir. Ben bu spam yorumunda kötü niyet görmem ama ciddi bir bilinçsizlik hali görürüm. Dolayısıyla dün yaşadığımız olay, aslında bu topluluğun geleceğini de belirleyecektir. Bizden, hepimizden ve tek tek üyelerden bağımsız olarak bu böyle olacaktır. Şimdi ya topluluk ortak paydasına geri döner, değerlerini bir kez daha sözleşme altına alır, ya da yavaş yavaş çözülerek başka bir şeye dönüşür. Bir topluluk değil bir grup olur. Üreteceği şey artık değer değil grup psikolojisidir. Çünkü &quot;kültür&quot;ünü kaybetmiştir... Kültürsüz topluluk olmaz...
Yukarda söylediklerimin herkes tarafından anlaşılacağını düşünmüyorum. Muhtemelen çoğu kişi, &quot;neler saçmalıyor bu adam&quot;, &quot;entele bak&quot;, &quot;amma abartmış&quot; falan diyecektir. Kavrayış beklemiyorum. Topluluklar yıkım anlarını teşhis edebilseler, bu konuda ortak bilinç oluşturabilseler zaten yıkılmazlardı. Ben sadece kayıt düşüyorum...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Söz konusu olan platformun temel niteliği &#8220;sosyal&#8221; olduğu için, iletişim temelinde bir topluluk oluşturduğunu kabul etmemiz gerekir. Bir çok farklı topluluk davranışını bir arada görmemiz de doğaldır. Ama buradaki geniş topluluğun içinde farklı bir çok topluluğun oluşması, hatta çatışmalar, kamplaşmalar çıkması da doğaldır. Tıpkı fiziksel toplulukların içinde olduğu gibi. Çünkü fizik dünyadaki dinamikler burada da iş başındadır. Farklı görüşler, farklı duruşlar ve farklı hedefler vardır. Bunlarla birlikte hiç çatışmasız bir topluluk kurmak hem burada hem de fiziksel dünyada bir ütopyadır ve bence faşizan bir ütopyadır. Farklılıkları sindirerek, onlarla beslenerek yaşayan topluluklar uzun ömürlü olur; farklılıkları şiddeti körükleyerek hakim grubun lehine törpülemeye çalışan topluluklar totaliter olur; farklılıkların sürekli çatışma yarattığı ve hiçbirinin bir diğerine galip gelmediği topluluklar kaosa sürüklenip dağılır. Önemli olan farklılıkları kabullenmek ve bunlara saygı göstermek, onu hukuka dönüştürmektir. Bu tür topluluklar değer yaratır. Ama her şeyden önce ortak paydalar üzerinde uzlaşmak gerekir. Ancak ortak değerlere sahip olan topluluklar sürdürülebilir. Bu uzlaşma varsa, geri kalan konularda çatışma, sürtüşme görüş ayrılıkları sindirilir ve grubun özüne zarar vermez. Ortak payda topluluğun özüne dair bir değerler bileşeni olmalıdır. İdeoloji, cinsiyet, parti tutmak, takım tutmak, bu tür &#8220;değerler&#8221; ikincildir. Topluluğu bir arada tutan kültür topluluk kültürüdür. Birlikte yaşama hakkı, iletişimde bulunma hakkı, düşünce ve ifade özgürlüğüne saygı duyma ilkesi&#8230; Sözünü ettiğim ortak değerler bunlardır. Vatan millet sakarya bizi fiziksel dünyada bile bir arada tutmuyor, burada mı tutacak? Ülkemin birliğini sağlayan değerler, çocuklarımıza bırakmak isteyebileceğimiz, hak, hukuk, özgürlük, refah, bilgi, ve geleceğeimizi yönetmemizi sağlayacak yenilikçilik, dinamizm ve enerjidir.. Yani aynı tarzda ortak değerler fiziksel dünyada da ortak paydayı oluşturmalıdır.<br />
19 Eylül 2009 Cumartesi günü, Myspace ve Lastfm sitelerine erişimin engellenmesinin ardından Friendfeed&#8217;deki Türkçe konuşan toplulukta ortaya çıkan kriz, tam da bu ortak paydanın kriziydi. Yapılan eylem, bu topluluğun özünü oluşturan düşünce, ifade ve iletişim özgürlüğüne yapılan bir saldırının sitematik hale gelmesine yönelik bir farkındalık oluşturma eylemiydi. Bu eyleme herkesin katılması gerekmez. Onaylamayanlar da olacaktır, rahatsız olanlar da. &#8220;Tamam, ama şöyle yapmayın, böyle yapın&#8221; diyenler de. Katılıp eylemi büyütenler de. Bunların hiçbiri ortak paydayı zedelemez. Ortak değerlere ters düşmez. Ama topluluğun özünü savunmaya yönelik böyle bir eylemi, bu topluluğun bazı üyeleri hiç de etik olmayan bir tavırla cezalandırmaya kalkarlarsa, karşı çıkılan, tepki konulan saldırının bir parçası haline geliyorlar demektir. Birileri kalkıp bunu spam diye rapor edip eylemi başlatan bazı üyelerin (niçin hepsi değil? Ben de bu eylemin içindeydim, kimse beni şikayet etmedi.) üyelik haklarının elinden alınmasınıı, dışlanmalarını &#8220;otoriteden&#8221; (ki burada bu FF yönetimi oluyor) talep ediyor, üstelik diğer üyeleri de bu talepte bulunmaya çağırıyorsa, bu topluluk hakkına saldırıdır. İşi bu saldırganlık boyutuna taşımasalar da, söz konusu eylemin açık ve net içeriği ortada olmasına rağmen, bu &#8220;spam&#8221; yorumuna katılan ve bir şekilde bunu yayan üyeler de, diğerleri kadar olmasa da topluluk hakkına zarar vermektedir. Çünkü spamle yaşayabiliriz, ama sansür, iletişim hak ve özgürlüğünün ilgasıyla yaşayamayız. Tehdit aynı tehdit, sorun aynı sorun değildir. Ben bu spam yorumunda kötü niyet görmem ama ciddi bir bilinçsizlik hali görürüm. Dolayısıyla dün yaşadığımız olay, aslında bu topluluğun geleceğini de belirleyecektir. Bizden, hepimizden ve tek tek üyelerden bağımsız olarak bu böyle olacaktır. Şimdi ya topluluk ortak paydasına geri döner, değerlerini bir kez daha sözleşme altına alır, ya da yavaş yavaş çözülerek başka bir şeye dönüşür. Bir topluluk değil bir grup olur. Üreteceği şey artık değer değil grup psikolojisidir. Çünkü &#8220;kültür&#8221;ünü kaybetmiştir&#8230; Kültürsüz topluluk olmaz&#8230;<br />
Yukarda söylediklerimin herkes tarafından anlaşılacağını düşünmüyorum. Muhtemelen çoğu kişi, &#8220;neler saçmalıyor bu adam&#8221;, &#8220;entele bak&#8221;, &#8220;amma abartmış&#8221; falan diyecektir. Kavrayış beklemiyorum. Topluluklar yıkım anlarını teşhis edebilseler, bu konuda ortak bilinç oluşturabilseler zaten yıkılmazlardı. Ben sadece kayıt düşüyorum&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
